Ozan

Ozan
* Heaven is a place on earth * Mutluluğun sırrı özgürlük, özgürlüğün sırrı cesarettir * İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de
Yazılım Geliştirici
Üniversite
İzmir
51 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Bir anlatı uğruna kendinize acı çektirdiğinizde ortada iki seçenek vardır: “Ya bu anlatı doğru ya da ben enayinin tekiyim.” Başkalarına acı çektirdiğinizde de iki seçenek vardır: “Ya bu anlatı doğru ya da ben acımasız bir kötü karakterim.” Ve enayi olduğumuzu itiraf etmek istemediğimiz gibi kötü karakter olduğumuzu da itiraf etmek istemeyiz. Bu yüzden de anlatının doğruluğuna inanmayı tercih ederiz.
Reklam
İnsanların bir kurmacaya gerçekten inanmasını istiyorsanız, onları bu yolda kurban vermeye ikna edin. Bir anlatı için acı çekmek, anlatının gerçekliğine ikna olmanıza yeter genellikle.
Kimlik arayışına çıkan çoğu insan define avına çıkan çocuklara benzer. Bula bula anne babalarının onlar bulsun diye önceden sakladığı şeyleri bulurlar.
Dolayısıyla hayatın anlamı pimi çekilmiş bir elbombası gibi. Elden ele geçirmeyi başarırsanız paçayı sıyırırsınız.
Algoritmalar şu anda sizi izliyor. Nereye gittiğinizi, ne aldığınızı, kiminle buluştuğunuzu izliyorlar. Yakında attığınız her adımı, aldığınız her nefesi, kalbinizin her atışını takip edecekler. Büyük veri ve makine öğrenmesi sayesinde sizi gitgide daha iyi tanımayı umuyorlar. Ve bu algoritmalar sizi sizden daha iyi bilir hale gelince sizi kontrol edip yönlendirebilecekler ve bu konuda yapabileceğiniz pek bir şey bulunmayacak. Matrixte ya da Truman Show'da yaşayacaksınız. Sonuçta basit bir ampirik mesele bu: algoritmalar içinizde neler döndüğünü sizden daha iyi bilirse otorite onlara geçer.
Reklam