Ozan

Ozan
* Heaven is a place on earth * Mutluluğun sırrı özgürlük, özgürlüğün sırrı cesarettir * İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de
Yazılım Geliştirici
Üniversite
İzmir
51 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
İşin aslı, mesele insanları bir araya getirmek olduğunda yalan hikâyelerin hakikat karşısında yapısal bir avantajı var. Grubun sadakatini ölçmek istiyorsanız insanların saçmalığa inanıp inanmadığına bakmak, hakikate inanıp inanmadıklarına bakmaktan çok daha iyi bir testtir. Büyük şef, “Güneş doğudan doğup batıdan batar,” dediğinde alkış tutmak için şefe sadakat şart değildir. Ama şef, “Güneş batıdan doğar ve doğudan batar,” derse, sadece gerçekten sadık olanlar alkış tutar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Esasen Homo sapiens, gezegeni ele geçirmesini her şeyden önce insanlara özel bu kurmaca yaratma ve yayma yeteneğine borçludur. Çok sayıda yabancıyla işbirliği yapabilen tek memeli biziz çünkü sadece biz kurmaca anlatılar icat edip bunları yayabiliyor ve milyonlarca başka insanı da bunlara inanmaya ikna edebiliyoruz. Herkes aynı kurmacaya inandığı müddetçe, aynı yasalara uyup etkin bir şekilde işbirliği yapmamız mümkün.
Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.

Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·172 syf.·
Beğendi
·
2019 19. kitabı
Anthony Burgess
7.5/10 · 113,1bin okunma
Orta yolcu liberal demokratlar, laikliğin hakikat ve merhamet arayışına hep daha sadık oldular ama onlar bile bazen konfor sağlayan dogmalar adına yollarından sapıyorlar. Öyle ki zalim diktatörler ve başarısızlığa uğramış devletlerin harabeleriyle karşı karşıya kaldıklarında laiklerin genellikle yaptığı şey, kayıtsız şartsız inandıkları harikulade bir ritüel olan genel seçimlere bel bağlamak. Irak, Afganistan ve Kongo gibi yerlerde genel seçim düzenlemenin buraları sihirli bir değnek değmiş gibi Danimarka'nın güneşli birer versiyonuna dönüştüreceğine dair sağlam bir inançla savaşıp milyarlar harcıyorlar. Ve bunu tekrarlanan başarısızlıklara, genel seçim geleneği olan yerlerde bile bu tarz ritüellerin daha ziyade otoriter halkçıları başa geçirmesine ve ortaya çoğunluk diktatörlüklerinden daha şahane bir şey çıkmamasına rağmen yapıyorlar. Genel seçimin kerametini sorgulamaya kalkarsanız çalışma kampına gönderilmiyorsunuz belki ama kafanızdan aşağı bir kova dogmatik taciz dökülüyor.