Bilim, kuramların doğruluğunu ispatlama girişimleriyle değil, onları yanlışlama girişimiyle iş görür.
Yanlışlığı gösterilen her kuram dışarıda bırakılır ya da en azından yeniden düzenlenir. Böylece bilim, kestirim ve çürütme yoluyla ilerler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilim insanları işe gözlemler yaparak değil, kuramla başlarlar. Bilimsel kuramlar ve doğa yasaları olarak adlandırılan şeyler doğruluk iddiasında değillerdir; daha ziyade onlar, doğal dünyanın birçok yönüne ilişkin bir analiz sunma yönünde spekülatif girişimlerdir. Bilimsel kuramlar kestirimlerdir; diğer bir deyişle kendilerinden önceki kuramları geliştirmek için tasarlanan iyi temellendirilmiş tahminlerdir.
Mill, gücenmenin veya rahatsız olmanın ciddi bir zarar olmadığına inanır, fakat rahatsız olmak ile zarar görmek arasına bir çizgi çekmek her zaman öyle kolay değildir; sözgelimi birçok insan için dinine küfredilmesi fiziksel olarak yaralanmaktan çok daha fazla zarar vericidir. Böyle düşünen insanların yanıldıklarını hangi temel üzerinden açıklayabiliriz ki?
Mill, başkalarına zarar verme riskini taşıdığınız noktaya kadar görüşlerinizi ifade etme özgürlüğüne sahip olmanız gerektiğini düşünür: İnsanları rahatsız etmek ya da gücendirmek bu bağlamda kabul edilebilirdir.