Yürü, diyordu yol. Sen bana lazımsın. Yol benim, benim uzandığım noktaları anlamlı kılan sensin. Yürü, Eira. Ayakların taşlara, bedenin rüzgara alıştı. Yürü. Tanrı'nın sana özgür irade hakkı tanıdığı yol ayrımına henüz varmadın. Ne yöne uzanacağımı ben de senin gibi bilmiyorum şimdi. Bu yüzden lazımsın bana.