Emre U.

Emre U.
@Theulcay
İnstagram: theulcay - duslerkutuphanesi

Emre U.

, bir kitap okudu
9/10
·576 syf.·
7 günde okudu
·
2025 13. kitabı
Emre Gül
8.6/10 · 429 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·464 syf.··
2025 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 23:21
“Adalet bazen en çok ona inananları yaralar…” Bugün sizlere İlayda Koçyiğit’in ilk romanı Savcı ile geldim İlayda Koçyiğit’in kalemini sevdim. Cümleleri sade ama vurucu; duyguyu iyi aktarıyor. Karakterlerin iç dünyası güçlü, özellikle Ela’nın iç sesi beni zaman zaman derinden etkiledi. Ama kurgusal anlamda beklediğim kadar bütünlüklü hissettirmedi. Sanki hikâye çok şey anlatmak isterken bazı yerlerde dağılmış gibi geldi Buna rağmen kitap, “adalet” kavramına farklı bir yerden bakmamı sağladı. Belki de adalet sadece mahkemelerde aranan bir şey değildir; bazen kendi içimizde bulmamız gereken bir denge, bir affediş biçimidir. Savcı, ilk sayfalarında adalet, geçmiş ve yüzleşme temalarıyla beni hemen içine çekti. Ela Aydemir’in hikâyesi — adaletle yaşayan ama kendi geçmişiyle barışamayan bir kadının hikâyesi — duygusal olarak oldukça yoğun. Fakat ilerledikçe bazı sahnelerde anlatımın biraz karıştığını, olayların birbirine girdiğini hissettim. Özellikle geri dönüşlerle verilen bölümler, duygusal etkisini korusa da okur olarak yer yer bana odağımı kaybettirdi. Kitabı en iyi şu cümle ile anlatabilirim bence; adalet ve vicdan arasında kalmış bir ruhun hikâyesi. Özete gelecek olursam Ela Aydemir, adalet için savaşmayı kendine görev edinmiş bir savcıdır. Geçmişinde büyük bir travma gizlidir; bu travma hem mesleğini hem de hayatını şekillendirmiştir. Yıllarını başkalarının suçlarını aydınlatmaya adasa da, kendi geçmişinin karanlık sayfası asla tam olarak kapanmaz. Bir gün her şey, ansızın yaşanan bir olayla altüst olur. Ela, gizemli bir şekilde kaçırılır. Gözlerini karanlık bir depoda açtığında artık yalnızca bir “savcı” değildir; geçmişinin, düşmanlarının ve kendi vicdanının tutsağıdır. Kaçırılmasının ardında yatan sırlar, onu hem eski dosyalarına hem de geçmişte
Savcıİlayda Koçyiğit · Vera Kitap · 202584 okunma
Susun artık. Daha fazla avutmayın sizin gibi güvenli hayatlara sahip olmayanları. Güzellemesini yapmayın kötülüğün, felaketin ve masumları öldüren bitişlerin. Bir şeyin sonuna geldiğinizde her bitişin sonu, yeni bir başlangıca gebedir, demeyin. Her bitiş yeni, sikik bir başlangıç değildir çünkü. Her bitiş, terk ediştir. Her bitiş, yitip gidiştir. Ve her bitiş, kaybediştir.
Sayfa 24 - Paul Barnley·Kitabı okudu
Alıntı
10/10
·304 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 10:35
“Kimi karanlıklar insanın içine doğar… ve insan o karanlıktan hiç çıkamaz.” Bugün sizlere Rukiye İdeli’den Senin Yüzünden ile geldim Bazı kitaplar korkutmak için değil, sarsmak için yazılır. Senin Yüzünden tam olarak böyle bir roman. Rukiye İdeli bu kez bize sadece bir hikâye değil, bir zihinsel çöküş ve kendinle yüzleşme deneyimi yaşatıyor… Ana karakter Yeliz, sıradan bir insan gibi görünse de içinde taşıdığı suçluluk duygusu onu yavaş yavaş ele geçiriyor. Kitap ilerledikçe Yeliz’in gördükleriyle hissettikleri arasındaki çizgi giderek siliniyor. Okur olarak biz de onunla birlikte o çizginin ötesine geçiyoruz. Neyin hayal, neyin gerçek olduğunu anlaşılmaz hale geliyor Rukiye İdeli’nin anlatım tarzı burada bence müthiş bir fark yaratıyor. Korku sahneleri “bağıran” değil, fısıldayan bir dozda. Yeliz’in zihnindeki karanlık, sessiz ama ürpertici bir şekilde büyüyor. Bazen bir kapı gıcırtısı, bazen aynadaki bir gölgeyle bile sayfadan soğuk bir nefes esiyor sanki. Ama beni en çok etkileyen şey şu oldu: Yeliz’in yaşadıkları bir “kabus”tan çok, insanın kendi geçmişiyle yüzleşme biçimi gibi. Her “senin yüzünden” cümlesi aslında başkalarına değil, kendine söylenmiş. İdeli, insanın kendi zihnine nasıl düşman olabileceğini öyle incelikli bir dille anlatıyor ki, kitap bittiğinde bile o içsel yankı susmuyor. Özete Gelirsem Yeliz, geçmişte yaşadığı büyük bir travmanın ardından sessiz bir hayata çekilmiş genç bir kadındır. Her şey, bir akşam evine döndüğünde kapının arkasında bir şeylerin değişmiş olduğunu hissetmesiyle başlar. Ev aynı evdir, ama atmosfer farklıdır. Geceler uzar, sesler artar, duvarlar nefes alıyor gibidir. Yeliz gördüğü şeylerin gerçekten olup olmadığından emin değildir. Bir yandan geçmişinde kaybettikleriyle ilgili suçluluk duygusunu bastırmaya çalışırken,
Senin YüzündenR. İdeli · Artemis Yayınları · 2025480 okunma