İnsan gözü, aynı şeye baksa bile herkese farklı bir dünya sunuyordu. Koli, insan doğasının bu çeşitliliğini büyüleyici buluyordu. Bir aradalar ama zamanları aynı akmıyor; aynı yere baksalar da farklı anılar taşıyor; konuşmadıkça iç dünyalarını göremiyorlardı. Bazen düşündükleri ile söyledikleri bile çelişiyordu. Sanki tüm enerjilerini kendilerini gizlemeye harcıyorlardı.
Yine de ara sıra konuşmadan duyguları sezebiliyor, farklı şeyler görseler de aynı yöne bakabiliyor, ayrı düşseler bile zamanları uyum sağlayabiliyordu. Karmaşıktı, zordu ama belki de güzeldi. Koli duyguları hissedebilse, her anı bir bulmaca gibi eğlenceli bulurdu herhalde.