Yoga, modern wellness kültürünün pazarladığı sürekli mutlu, sakin ve kontrol altında olma vaadiyle ilgilenmez. O parlatılmış “iyi hissetme” hâli, çoğu zaman rahatsız edici olanı bastırmanın, zor duyguları hızla geçiştirmenin başka bir yoludur. Yoga ise tam tersine, hayatın pürüzlü, dağınık, çözülmemiş yanlarıyla temas etmeyi öğretir. Bedende beliren gerginlikle, zihinde dolanan huzursuzlukla, içten yükselen kaçma isteğiyle orada kalabilme pratiğidir. İyi hissetmek için değil, dürüstçe hissetmek için yapılır. Çünkü gerçek denge, her şey yolundayken değil; kontrolün gevşediği, cevapların net olmadığı anlarda kendinle temasını koruyabildiğinde oluşur. Yoga, hayatı düzeltmeye çalışmaz; hayatın ham hâliyle baş edebilme kapasitesini büyütür.