Devrimci feminist bir hareketin temel görevlerinden biri, ait oldukları sınıf ve cinsiyet yüzünden ihmal edilen halktan kadınların geçmişini araştırmaktır. Henüz bunun en uzak sınırlarına temas edebiliyoruz. Bu kadınların başına gelenleri ancak yüzeysel bir biçimde bilebiliyoruz. Oysaki, köktenci ve nihayetinde devrimci bir bilincin gelişiminden bazı şeyleri izleyebilir, kadın olarak özgül konumlarından kaynaklanan faaliyetlerini, taleplerini ve örgütlenme biçimlerini görebiliriz. Kadınların bu faaliyet sonucunda karşılaştıkları belirli sorun ve ikilemlere parmak basabiliriz; aynı şekilde, kadınların değişime karşı dirençli yönlerine, halk şarkılarının içine yerleşmiş ve oradan 19 yüzyıl kapitalizminin dramatik boyutlardaki ekonomik ve siyasal değişimlerine ve daha ötesine ısrarla aktarılan geleneksel kaderciliğe de parmak basabiliriz.