OKURELLA

OKURELLA
@ThinkerrBell
Gökyüzüne bak sheezer, hiç güneş ve ay ya da bulutlar benzeşiyor mu ? Sen de yeryüzünde böylesin..

OKURELLA

, şu anda okuyor
%3 (27/720 syf.)
İbrahim Kalın
9.2/10 · 797 okunma
Reklam
Boşa Gelip Boşa Gidenler
Mirâs kalacak mirâsı, Böldüğün neye yarar ki...! Abdurrahim Karakoç
"Çiçeklerden özür dilemeli"
Sayfa 93·Kitabı okudu
"Küçük bir azınlığın mutluluğu, büyük bir çoğunluğun yoksulluğu pahasına sürdürülemez! "
Suretten Sirete Bir Hicret
Puan vermedi·126 syf.··
2026 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 18:09
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda odadaki sessizlik genişler; sanki o an ruhunuzun içinde bir yerlerde, daha önce hiç geçmediğiniz bir kapı aralanmıştır. Dücane Cündioğlu’nun Hz. İnsan eseri benim için tam da böyle bir eşik oldu. Modern dünyanın bitmek bilmeyen hızı, gürültüsü ve ekranların soğuk ışığı arasında "ben" dediğimiz o karmaşık düğümü çözmeye çalışırken, aslında insanın sadece biyolojik bir tür değil, her an yeniden inşa edilen bir "oluş" biçimi olduğunu bize en yalın ve sarsıcı haliyle hatırlatıyor. Bu derin yolculukta hissettiğim en temel sancı, insanın beşer olmak ile insan olmak arasındaki o uçsuz bucaksız mesafede gizli. Beşeriyetimiz toprağa, biyolojiye ve hayatta kalma güdüsüne bakan yüzümüz; doğuyor, doyuyor ve nihayetinde ölüyoruz. Ancak eserin bize işaret ettiği "Hz. İnsan" bu biyolojik döngünün üzerine inşa edilen ahlaki ve felsefi bir mimari. Cündioğlu bizi burada "idrak" kavramıyla yüzleştiriyor. Eğer bir farkındalık ve idrak eşlik etmiyorsa insan sadece bir suretten yani dış görünüşten ibaret kalıyor. Oysa asıl hicret; suretten sîrete, yani görüntünün ötesindeki o saklı öze doğru yapılan o çetin yolculuktur. Kitabın felsefi damarlarında dolaşırken kelamın ve sessizliğin birer varlık sahası olduğunu görüyoruz. Dil burada sadece bir iletişim aracı değildir artık insanın kendi evrenini kurduğu bir zemin olmuştur. Bazen de insanın konuştuğu kadar değil, sustuğu yer kadar derinleştiğini fark ediyorsunuz. Bu yaklaşım akla Spinoza’nın varlık anlayışındaki o kuşatıcı bütünlüğü ya da kadim geleneklerin insan-ı kâmil arayışını getirse de, yazar bizi kuru bir terminolojiye hapsetmiyor. Aksine bilginin kalbe inmesi gerektiğini, hikmete dönüşmeyen her türlü verinin ruhun üzerinde sadece bir yük olduğunu fısıldıyor kulağımıza. Samimiyetle
Hz. İnsanDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20252,966 okunma