Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coșturup sonra
durduran sonsuz koșmalarımızdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalk, iki gözüm, iskeleye geldik. Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hâkim olacagız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalimizin serefine birkaç kadeh içelim.
"Kanım çok yavaş akıyor, bir mango getirir misin bana kızım!" Kafaya dikti bardağın dibindeki çayı. "O horoz kafalı Emmy'le bir daha konuşmayacağım. "Derilerin buruș buruș olmuş, başın gövdene gömülmüş, șeker kamışı kurbağasına dönmüşsün' dedi bana. Yetmiş yașında olmasına rağmen, yüzündeki kırışıklıklar benimkinden kat be kat fazla. Göçmen olarak görüyor hâlâ beni. O'nun yaşı kadar hizmet etmişim bu ülkeye ben. Mahsustan, yerli hayvanlara benzetmiyor beni, göcmen hayvanlara benzetiyor. Orospu kancık!"