Furkan Doğan

9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 23:51
"İnsanoğlu başka dünyalar, başka uygarlıklar bulmak için yola düşmüştü ama, karanlık geçitlerde gizli bölmelerden oluşan kendi öz labirentini tanımamış, kendi mühürlediği kapılar ardında neler yattığını bulup çıkaramamıştı." Yazar bir insana, bir hayvana, bir bitkiye hayat verir. Baş karakterini seçer ve aklındaki sorguları onun aracılığı ile anlatmaya koyulur. Peki bu insan, bu bitki veya bu hayvan, yazarın aklındaki karmaşık yapıyı kaldırabilecek midir? Görünüşe göre Stanislaw Lem için bu yaratılar yeterli olmamış, hayal gücü ötesine taşmış ve biz canlılardan çok daha devasa, devasa olduğu kadar da karmaşık bir yapıyı karakteri olarak seçmiş; bir gezegeni, Solaris gezegenini. Solaris gezegeni öyle büyük bir bilinmezliğin konusu olmuştur ki bilim insanları çareyi Solaris adında yepyeni bir bilim dalına hayat vermekte bulmuştur. Aslında çareyi buldukları iddiamı geri almalıyım. Çünkü Solaris çözdükçe düğümlenen bir ip yumağı, gittikçe derinleşen karanlık bir kuyu gibi. Kitapta Solaris gezegeninde görev alan üç bilim adamı ise kuyuyu aydınlatmaya gidip kuyuda kaybolan yüzlercesinden üçü yalnızca. Gezegenin etkileri karşısında afallayıp delirme noktasına gelmeleri uzun sürmüyor ve deney yapmak için gelen bu ekip denek konumuna düşüyorlar. Solaris'in büyük bir bilinmezlik olduğunu yinelemeliyim. Belki kendini sürekli tekrar eden ancak bir türlü anlaşılamayan, "kendi öz labirentini" tanıyamamış insan kadar bilinmez. Belki de aklını kaçırmış, ne yaptığını bilmeyen, sebep bile aramayan, ya da henüz diş çıkartmaktaki bir bebek olan tanrı kadar bilinmez. Nasıl okumak istediğiniz tamamen size kalmış. Dilerseniz tanrıyı masum bir hediyeymişçesine insanına ölü fare veren bir kedi olarak bile görebilirsiniz. Peki sonsuz bir okyanustan, anlam veremediğimiz yapılardan oluşan,
SolarisStanislaw Lem · İletişim Yayınevi · 20181,593 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Furkan Doğan

, bir kitap okudu
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2021 1. kitabı
Stanislaw Lem
8.1/10 · 1.593 okunma
Agonia perpetua: Sonsuza dek can çekişme.
Sayfa 212·Kitabı okudu
İnsanoğlu başka dünyalar, başka uygarlıklar bulmak için yola düşmüştü ama, karanlık geçitlerde gizli bölmelerden oluşan kendi öz labirentini tanımamış, kendi mühürlediği kapılar ardında neler yattığını bulup çıkaramamıştı.
Sayfa 181·Kitabı okudu
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 23:55
Bram Stoker'ın Dracula'sından doğan bir ton dizi ve film tüketmenin sonucunda kurgusuna hakim olmam nedeniyle okurken heyecanımın törpülendiğini itiraf etmeliyim. Hatta yer yer 1897 tarihli bir kitap olduğunu unutup günümüz koşulları ile değerlendirmekten kaçamayınca kitabı gün içerisinde bir daha açmamak üzere kapattığım bile oldu. Üstüne bir de bolca günlük ve bolca mektuptan oluşan bu eserin diyalog detaylarına böylesine boğulması, bu diyalogların -özellikle erkeklerimizin Mina Harker'a yaklaşımları- defalarca tekrarlanması nedeniyle vampir mitosunun seksi, çekici, korkutucu etkisinden çıkıp "birlik olalım, kardeş olalım, canım dostlarım" anlayışına fazlaca kaptırıyoruz. Zira kitap bununla kalmayıp, birçok konuda daha tekrara düşüyor, Dracula kanımızı emercesine tükeniyoruz. Mızmızlanmam burada bitti ve haliyle bu efsanevi eseri övmek istiyorum. Kitap adeta bir turistik gezi rehberi gibi. İlk 10 sayfasını okuduğunuzda bile neden bahsettiğimi anlayacaksınız. Milletlerin kültürlerinden, giyimlerinden tutun İncil'den, farklı edebi kaynaklardan referanslara kadar bilgi kazınacak kafanıza. Açılış ve kapanış bölümlerinde de tüm detayları ile bir coğrafya gezisine çıkartıyor. Birçok okuyucunun aksine Dracula'yı neredeyse hiç duymuyor olmamız ise bana olumlu yansıdı. Böylesine yüce ve korkunç bir karakterin en ince detayına kadar bilmek okuma keyfimi belli ki baltalayacaktı. Zira Dracula gizemin ta kendisi ve öyle kalmasını arzu ederim. Kendisi acılarına ortak olmak isteyeceğim Frankenstein'dan daha çok, uzak durmak isteyeceğim bir şeytan. Tadınızı kaçıracak bölümleri olacağını ilk paragrafta belirttim. Ancak kendinizi yeterince kontrol altında tutup 124 yıllık bu eseri dönemine göre yargılarsanız 422 sayfa su gibi akıp gidecektir. Hatta yazıldığı dönemde hurafelerin ne
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma