Tubanur İş

Hayatın her türlü dehşetine inanmasına karşın, bunun kendisini üzmek yerine neşelendirmesi ne kadar garip…
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanın botuyla tekmelediği bir taş parçası bile Shakespeare’den uzun yaşayacak.
Bu kadar kederli görünen biri olamazdı… Çünkü büyük bir tutkuya, yalan olan bir aşka, kırılan heveslere dair hikâyeler duyduğunda kolayca kendisinin de bu duyguyu bildiğini, hissettiğini, yaşadığını söyleyebilecekken, o hiç konuşmazdı. Hep sessiz kalırdı. Demek ki biliyordu - öğrenmemiş olmasına karşın - biliyordu.
Biz kadınlar hiç de sizin sandığınız kadar budala değiliz. Sevdiğimiz zaman, seçtiğimiz erkeği her şeyin üzerine tutarız. Üstünlüğümüze olan inancımızı sarsan her şey aşkımızı da sarsar. Erkekler bizim gururumuzu okşarlarken, aslında kendi gururlarını da okşamış olurlar.
Anımsanan eski acılar üzerine dayanan gözlemler eksik yapılmış demektir. Mutluluğun da ışığı vardır.