Bu kadar kederli görünen biri olamazdı…
Çünkü büyük bir tutkuya, yalan olan bir aşka, kırılan heveslere dair hikâyeler duyduğunda kolayca kendisinin de bu duyguyu bildiğini, hissettiğini, yaşadığını söyleyebilecekken, o hiç konuşmazdı. Hep sessiz kalırdı. Demek ki biliyordu - öğrenmemiş olmasına karşın - biliyordu.