Öncelikle bu kitabı kesinlikle herkesin okuması ve kütüphanesinde yer alması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. bir sayfasını okuyup ondan sonra kitabın kapağını kapatıp durduğum çok oldu sebebi ise tokat gibi geliyordu yazılar bana sanki karşımda yazar ve bana bunları söylüyormuş gibi bir hissiyat verdi. Kitap hakkında benim görüşlerim şunlar aslında kitap boyunca eleştirdiği ve öğütler verdiği küçük adamın aslında büyük insanlar için kölelik yapan insanlar olarak nitelendirir. Küçük adamın bazı özellikleri ise şunlardır; çocukları yeterince sevmemesi ilgi göstermemesi, kadını cinsel obje olarak görmesi, ve ahlak bekçiliği yapması gibi bir çok şey vardır. Küçük adama seslenişleri ise artık bir köle olarak değil eşit seviyede ve kimseden korkulmaması gerektiğini, yaşamdan korkmaması gerektiğini, küçümseyene saygı duyulmaması gerektiğini, kendi mutluluğunu zıkkımlamaması gerektiğini ve daha bir çok şeyi ele alarak bizlere sunuyor ve bizde farkına varıyoruz ki hakikatten de anlattılanların bir çoğu doğru ve bu yüzden kitabı okurken bir yutkunma oluyor ve seni düşündürüyor bu kitap...
Ve son olarak şu cümleyle sonlandırıyım
" Sen kurtaracaksın kendini! "
Herkese iyi okumalar...
Stefan Zweıg bütün öykülerinde olduğu gibi bu öykülerinde de, tek tek bireylerin yazgıları iç buhranları üzerinde yoğunlaşırken, öte yandan değişik toplum kesitlerinin panoramasını da vermekte. Bir solukta okunabilecek güzel öykülerden oluşan bir kitap...
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Zeplin Kitap · 201938,9bin okunma
Korkak ve mutsuz bir adamın yaşadıklarına yer verilmiştir. Okunması gereken bir kitap kesinlikle altında yatan yüzlerce güzel mesaj vardır. Kişiyi yoğun buhranlara itsede, tekrar tekrar okunarak kütüphanedeki en çok yıpranmış kitap özelliğinde bulunacak bir eserdir.
Devran, inatçı neşesiyle geçip giden zamanın anlatıyor. Umut umut, cümle cümle… Evvela mahsus selam ediyor doğan güne. Yaralıların hikayesi ve uzak kalanların hikayesidir...
Piç romanı da diğerlerinde olduğu gibi sorumsuz dört gencin hayatını nasıl harcadıklarını anlatıyor. Aslında anlatılan daha çok ne yapmadıkları… Üstelik ellerinde imkanları varken, aileleri tarafından sevilirken, okumaları için destek verilirken, istedikleri her şeye sahiplerken onlar hiç bir şeye sahip olmayı tercih ediyorlar…
Yaşamlarını sadece o anı geçirmek üzerine kumuş olan bu dört arkadaş, kaybolmuş ruhları ile sadece nefes almak ve içmek için enerji harcıyorlar..Onlara yardımcı olan insanları sonuna kadar kullanıp hayatlarına devam ediyorlar, tabii yaşadıkları bu şeye hayat denebilirse…
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma