İronik olarak uzun süredir kitap okuyamamak durumundan muzdaribim, lisede ilk kez kütüphane kapanınca kendime ait kitaplarım oldu.
İnsanları sevmek istiyorum, bu çok gerekli.
wattpad.com/user/milenmis
Mutlaka okuyun bu kitabı, sosyoloji dersim sayesinde tanışmıştım kendisiyle, okuduğuma seviniyorum.
Spoiler sayılmaz, olaylar karlı bir günde bir trende geçiyor. Anlatıcı aslında üç kişi, ve baş karakterimiz bu üç anlaticiyla bagi bulunan biri, dinlemesi keyifli oluyordu, ama dikkat; baş karakterin aslında nasıl biri olduğu hep bir muamma olarak kaliyor. Kendisinin ağzından ya da objektif bir bakış açısından bir şey okuyamıyoruz çünkü, bu belki sizin hoşunuza gitmez pek. Baş karakterimizin birinci bakış açısından anlatildigi Yeşil Peri Gecesi var, ben biraz okudum ve pek sevmedim o kitabi. Bu kitap ise sırf karlı tren atmosferi için okunur aslında.
Spoiler sayılır belki:
.
.
Baş karakterimiz, tabiricaizse sürekli dedikodusunu duyduğumuz kişi ise biraz kıskanılan biri oluyor, başından zorluklar geçmiş biri, ama dediğim gibi, -mış'lı bakış açısı var hep ve ve merak etmiştim bu kızın gerçekten o motivasyonunu ve duygularını. Üç kişiden başka şeyler çıkıyor biraz maalesef net bir şey öğrenemiyorsunuz buna biraz üzülmüştüm.
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
Sevmedim maalesef, çok basitti ve doğru düzgün bir şey olmuyor okurken. Üç kitaptan oluşuyor sanırım, gençlik hikayelerini sevsem de tavsiye etmiyorum..
Kitabi henüz bitirmedim fakat epey okudum ve çok keyifli bir kitap. Yazar dili çok iyi kullanmış, duyguları en ince boşluklara kadar anlatıyor,olayların ve düşüncelerin sebebine iniyor, karakterler ayrıntılı bir şekilde hatırlar gibi işleniyor. Otobiyografik izler taşıyan bir kitap, çok cümlesi beni anlatıyor, bence sizler de aynı hisleri paylaşır, ve kitabınızın cümlelerinin altını çizebilirsiniz çokça.
Bir kizin, aslında Simone'un hayatı anlatılıyor, ama oldukça detaylı bir şekilde, kendisinin çocukluk dönemini bile, ki bu uzak bir dönemdir, böyle detaylı anlatabilmesini gerçekten takdir ettim.
Ancak, şunu söylemeliyim, karakterin düşüncelerini ve dünyaya bakış açısını okumak beni çok yordu, gerçekten yordu çünkü karamsarlık değil de, biraz kişisel, hislerimizin benzemesi ve bu hislerin beni yorması üzdü ve okurken bu anlamda yoruldum ama belki siz o kadar da üzülmez ya da yoğrulmazsınız.
Kitap hatıralar defteri gibi yazılmış ama kronolojik bir sıra da takip ediyor, sayfalar ilerledikçe araştırmak istediğiniz kitap ve yazar adlarıyla da karsilasabilirsiniz.
Sadece şundan bahsetmek istiyorum negatif bir yan olarak: yazılar kalın bir fontla yazılmış ve okuması yoruyor biraz, puntosu da çok büyük değil ama normal. Sadece gözlerim biraz yorulmuştu.
Bir Düşten İbaret, tamamen farklı ve zor bir dönemden bahsediyor,ben kendimi bilgilenmiş hissetmiştim okuduğumda, Hawaii adaları hakkında da, cüzzam hastalığı hakkında da pek bir bilgim yoktu. Biraz üzücü bir kitap olabilir ama sizi yerden yere de sürüklemiyor bana kalırsa. Anlattığı konu itibarı ile okudugum ve bende ayrı bir hatıra bırakan bir kitaptı. Bence okursanız pişman olmazsınız, benim için lise yıllarından kalma bir kitap,belki biraz subjektifimdir de fakat, bilemiyorum... ben okudugum için mutluydum. Sevgiyle.
Portakal Kız, sade dille yazılmış bir varoluş sorgulaması. Nasa'dan, uzaydan, çok sade bir dille felsefeden besleniyor. Bir babanın oğluna mektubu var ama kitap tamamen mektuptan da oluşmuyor. Çok nahif bir hikaye, gerçekten öyle. Okuması da yormaz ama bu kitabi beğenmesin sebebi biraz kişisel nedenlerdir herkes o kadar da begenmeyebilir spoiler olmadan mesela: Ben ölüme tepkili biriyim. Kitap bundan bahsediyor ve portakal bahçelerine gidiyorsunuz. Son yıllarda okudugum, güzel hatırladığım kitaplardan.