Hasan-ı Basrî rh.a. nakleder:
“Bir gün Rasûlullah s.a.v. Sahâbe-i Kirâm’ın yanlarına çıkmıştı. Buyurdu ki:
- Aranızda Cenab-ı Hakk’ın kendisini körlükten kurtararak görür hale getirmesini isteyen var mı?!..
Öyleyse beni iyi dinleyin! Dünyaya aşırı derecede rağbet gösteren ve onunla ilgili uzun emeller kuranların kalplerini, Allah Teâlâ dünyaya gösterdikleri tutkunluk ve emelleri nispetinde kör eder! Kim de dünyada zühd hayatı yaşar ve uzun emel sahibi olmazsa; Cenab-ı Hakk ona tahsil görmeden bir ilim ve bir rehber olmadan hidayet bahşeder!
Beni iyi dinleyin! Sizden sonra öyle bir toplum gelecek ki; saltanatları cinayet ve zulüm olmadan yürümeyecek, zenginlikleri günah ve cimrilik ile elde edilecek, sevgileri ise nefsin azgın arzularına uymaktan ibaret olacak!
Sözlerimi iyi dinleyin! İçinizden kim bu zamana erişir ve (meşru olmayan yollardan) zengin olmaya muktedir iken fakirliğe sabrederse, (nefsin arzularına uyarak) insanların sevgisine mazhar olabilecek iken onların nefretlerine sabrederse, izzet ve şeref elde edebileceği halde zillete katlanırsa; bütün bunlar sırf Allah Teâlâ’nın rızasına erişmek için yaparsa, Cenab-ı Hakk o kişiye elli Sıddîk sevabı verir.