“Mustafa, sen kalk borusunda hiç uyanmıyorsun. Nöbetçi subay sarsmadıkça kalkmıyorsun. Bir derdin mi var arkadaşım?” Diye sordu.
“Yatağa girdikten sonra uykuya dalamıyorum. Kafamda binbir türlü düşünce dolanıyor, uyku tutmuyor. Tam uykuya dalacağım sırada başımda nöbetçi subayı görüyorum.”
“Neyi düşünüyorsun peki?”
“Ülkemin halini, zorbalıklar, vatanı, hürriyeti…”
Gezmeyi, eğlenmeyi çok sevse de öncelikleri farklıydı artık. Memleketinin içinde bulunduğu duruma dertlenen, çıkış yolu arayan, ne yapacağını düşünen bir Harbiyeliydi.