Ölümle bir arada yaşayanlar için bir çiçeğin gülümsemesi, ölüm- yaşam meselesinden daha çok yüreklerine işler. Şimdi bizler, tabiri caizse, hafif çiçek kokularına kapılıp ne olduğunu bilmediğimiz büyük bir gemiye bindirildik ve kendimizi onun göklerdeki rotasının insafına bırakarak ilerliyoruz. Bu sözde İlahihi İrade gemisinini nasıl bir adaya ulaşacağını ben de bilmiyorum; ama bu yolculuğa inanmak zorundayız. Ölmenin ya da yaşamanın bir insanın mutluluğunu ya da üzüntüsünü belirleyen kilit nokta olmadığını anlamaya başladım. Ölüler tamamlanmış bir halde ve yaşayanlarsa ellerini birleştirmiş, yelken açmak üzere geminin güvertesinde duruyor. Gemi iskeleden ayrılıyor.
"Ölüm iyi bir şey."
Bu deneyimli bir yolcunun sakinliğine benzemiyor mu?
Yeni Adam'ın ölüme ve yaşama karşı bir duygusu yok.