Şöhret, açgözlülük, aşk... Hepsi, hepsi boştu. Tutunacak, hayatta elde edilecek hiç, hiçbir şey yoktu. Yokluktan başka hiçbir şey gerçek, hiçbir şey sonsuz değildi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ömründe ilk defa evliliğin anlamı önünde güçsüz ve eli kolu bağlı kalıp sonunda anlamaya mecbur oluyordu. Koca denilen birinin haklı haksız keyfine esir olmaktan başka bir şey olmayan, mutluluğun ise onun her türlü hevesine kayıtsız şartsız esir olmaktan ibaret olduğu bu evlilik ona tiksindirici geliyordu.
'Ah kadınlar, kadınlar, siz yalnız aşkınıza, sadece yüce fedakârlıklara özlem duyup duygularınıza yenilerek mutlu olurken erkeklerin kalbinde ne çirkin, ne hain, ne yabancı hisler olduğunu bilseniz,'
Yazın çok sıcak, kışın çok soğuk olmasa geriye ne bahane kalacaktı, değil mi? Şimdi sonbahar, havanın ne suçu var? Kendi suçlarımızı, haksızlıklarımızı niye ona yüklemeli?