Canlılara dikkat etmeliydi. Canlı olmayan şeyler hep oldukları yerde duruyor ama canlılar sürekli hareket ediyorlardı ve ne yapacakları velli olmuyordu. Onlardan beklenebilecek tek şey, en beklenmeyecek şeydi ve yüzden de her zaman tetikte olmalıydı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eniğin içinde başka bazı güçler de çalışmaktaydı ve bunların en önemlisi büyümesiydi. İçgüdüsü ve yasalar, itaat emrediyorlardı ona. Ama büyümesi, isyan talep ediyordu. Annesi ve içindeki korku beyaz duvardan uzak durması için bastırıyordu. Oysa büyümek hayat demekti ve hayatın yazgısı hep ışığa gitmekti.
Karın içine yatıp kar tavuğunu arkasına koydu ve alçak bir ladin ağacının iğneli yapraklarının arasından önünde sahnelenen hayat oyununu izlemeye koyuldu: bekleyen vaşak ve bekleyen kirpiydiler, şaşmaz bir hayat iradesine sahiptiler ve işin tuhaflığı oydu ki biri için hayatın yolu ötekini yemekten, öteki için hayatın yolu berikine yem olmamaktan geçiyordu.
“Birlikte avlanıp avlarını birlikte yere indirdikleri, birlikte açlık çektikleri günler unutulmuş, geçmişte kalmıştı artık. Şu anda önlerindeki mesele aşktı ve aşk, yiyecek bulmaktan daha amansız, daha acımasız bir meseleydi.”