Mizgin Belek

Selda kendini düşündü, benim neyim var hayatta? Hiçbir şeyi yoktu. Kalbini yokladı, kimi sevdim? Boş buldu içini. Boş, çorak, ıssız. Harabe bile yoktu içinde. Sevmekten korkmuştu. Bu da bir tür tembellik işte.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Reklam
Anılar dayanıksızdı. Zamanla unutulabiliyor,yeniler eskileri unutturuyordu, bu kötü bir şey değildi. Ama arada bir özlemle hatırladığı ve niye özlem duyduğunu pek de düşünmediği bu eski aşk, kahramanının yeni rolü yüzünden acı bir hikayeye dönüşmüştü artık.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Geleceğinin böyle bir şehre yazgılı olmasından korkuyordu. Geç kalmaktan,hayatın onu dar alanlara getirip bırakmasından, o büyük ve inanılmaz tembelliğe teslim etmesinden çok korkuyordu.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Yeni bir iman öneren kişi zulme uğrar, kendi de zalimleşinceye kadar: Doğrular, polisle çelişkiye düşülerek başlar ve polise daya- nılarak biter; zira adına acı çekilmiş her saçmalık, yasallığa dönü- şerek yozlaşır; tıpkı her şehidin sonunun yasa bentlerine, takvimin yavanlıklarına ya da sokak isimlerine varması gibi...
Sayfa 85·Kitabı okudu
Anlatmanın tesiri kalmadı bu çağda .Sözlerim yankı olarak kalıyor ve deliliğin temeli bu.
Sayfa 39 - Sensizliğin Nöbeti
Reklam