Meryem

bir gezegende yolunu yitiren kimselerin karşılaştıkları güçlükler öyle büyük oluyor ki..
Reklam
İyilerin iyi tohumları, kötülerin kötü tohumları vardı. Ama tohumları kolayca göremezsiniz. İçlerinden biri uyanma hevesine kapılana kadar toprağın derinliklerinde öylece uyurlar. Günü gelince küçük tohum gerinir ve güneşe doğru ürkek, sevimli bir filiz sürer. Bir gül fidanının ya da bir turpun filizi söz konusuysa istediği gibi gelişip serpilmesine karışmasak da olur. Ama kötü bir bitkiyse görür görmez kökünden söküp atmalıyız onu.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Büyüklere deseniz ki, "Kırmızı kiremitli güzel bir ev gördüm. Pencerelerinde saksılar, çatısında kumrular vardı." Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama, "Yüz bin liralık bir ev gördüm." deyin, bakın nasıl "Aman ne güzel ev!" diye haykıracaklardır.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Okyanusun ortasında sal üstünde kalmış bir gemiciden daha yalnızdım.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Büyükler hiçbir şeyi tek başlarına anlayamıyorlar.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam