bari büsbütün aklımı oynatsam da akıl hastanesine girsem belki tedaviden sonra beynim yeniden doğru dürüst çalışmaya başlardı...
yaşama arzum hayata inancım vardı!....
fakat bu düşüncenin ardından bir kahkaha attığımı da hatırlıyorum.
peki akıl hastanesinden çıktıktan sonra ne yapardım? yeniden romanlar mı yazardım?
böylece hayal kurup tasalanıyordum.
bunlar elbette benimle ilgisi olmayan bir dünyada yaşanan benimle ilgisi olmayan şeylerdi. ancak ikisini düşündükçe tuhaf bir yoksunluk hissi duydum. sanki garda durmuş geçip giden boş ve uzun bir trrene bakıyormuşum gibi.
benim eskiden beri kadınlarda beklediğim şey bellidir. yuzu da o vardı...
sözcüklerle anlatılması güç. sanki bir noktada kaybettiğim uzun zamandır aradığım bir şey herkes birbirine böyle aşık olmaz mı?