Emre Doğan

Emre Doğan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.·
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Irvin D. Yalom
9/10 · 70bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İşte bu nedenle, acılaşan insanlar için, ünlü kahra­manlar da, deliler de bitmez tükenmez bir merak kay­nağıdır; çünkü onlarda yaşam korkusu da yoktur, ölüm korkusu da. Kahramanlar olsun, deliler olsun tehlike­lere aldırmaz, kim ne derse desin bildiklerini okurlar. Deli intiharı seçer, kahraman bir dava uğruna kendini feda etmeyi, ama ikisi de ölür. Bu arada acılaşmış kişi her ikisinin de saçmalığını ve görkemini yorumlamaya çalışmakla geçirir gecesini, gündüzünü. Acılaşmış kişi­nin özsavunması için yükselttiği duvara tırmanıp dış dünyaya bir göz attığı anlarda olur bu. Derken, elleri ayakları yorulur, yeniden geriye, günlük yaşamına dö­ner.
Edebiyat
Vücudun Vitriol (acılaşma) salgılaması.
Dış saldırılardan kaçınmak amacıyla, kendi içsel gelişmelerini de sınırlamışlardır. İşe gitmeyi, televiz­yon seyretmeyi, çocuk yapmayı, trafikten şikâyet et­meyi sürdürürler, ama bunlar hep otomatiğe bağlan­mıştır ve herhangi bir duyguyla ilişkileri yoktur her şey kontrol altında olduğu sürece. Zehrin bünyeye yayılmasının yarattığı en büyük sorun, tutkuların nefret, aşk, umutsuzluk, merak vb.- su yüzüne çıkmasını önlemesidir. Acılaşan insan zamanla hiçbir istek duymaz. Ne yaşayacak, ne de ölecek iradeye sahiptir artık, sorunun özü de budur.
Edebiyat
Kişi kendi gerçekliğini yaratır, diyorsunuz," dedi Veronika, “peki, gerçeklik nedir?” “Çoğunluk ne diyorsa odur. İlle de en iyisidir ya da en mantıklısıdır anlamına gelmez bu, toplumun bir bü­tün olarak isteklerini en yakından karşılayandır. Boy­numdaki şu şeyi görüyor musun?" “Kravatınızı mı yani?" "Tastamam! Yanıtın, tamamıyla normal bir insanın vereceği mantıklı, uyumlu bir yanıt: kravat!.. Oysa de­li olan biri boynumdaki bu şeyin saçma sapan, yararsız, renkli bir bez parçası olup çok karmaşık bir biçimde bağlandığımı, ciğerlerime hava gitmesini ve kafamı çe­virmemi zorlaştırdığını söyleyecektir. Yalan da değil, bir vantilatöre falan yaklaştığımda çok dikkatli davra­nıyorum , bir kaptırdım mı bu bez parçası yüzünden boğulabilirim.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Edebiyat
“Evet, deliliği bilip bilmediğimi sormuştun.” “Çok doğru. Bu kez sana öykü anlatmayacağım. Deli olmak, düşüncelerini iletmekten aciz olmak de­ mek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmak­ tan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun.” “Hepimiz hissetmişizdir bunu.” Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten.”
Sayfa 67·Kitabı okudu
Edebiyat