Çünkü bizi tatmin edebilen,bize kendimizi daha iyi hissettirebilen her kimse, bizi hüsrana uğratacak, bize kendimizi kötü hissettirecek kişi de odur;
Bizler, Freud’un yorumuyla, özünde,çelişkili hayvanlarız: Seviyorsak, hüsran içinde nefret etmemiz de lazım,nefret ettiğimizde de sevgiden,istediğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz ve sahip olabileceğimiz şeyden bilfiil mahrum bırakıldığımızı varsayarız. Bu hikayeye göre her zaman eksik bulunuruz- başkalarına bağımlı, Bu yüzden de başkalarına karşı çelişkili bir ihtiyaç duyma halindeyizdir- ve daima, neye ihtiyaç duyuyorsak, ne istiyorsak yalnızca onunla meşgul oluruz.
Ben kendi işime bakarım, sen de kendi işine bak.
Ben bu dünyaya senin beklentilerini yerine getirmek için gelmedim.
Sen de benim beklentilerimi yerine getirmek için gelmedin.
Sen sensin ve ben benim.
Eğer tesadüf eseri olarak birbirimizi bulursak da bu çok güzel olur.
Ama bulamazsak da, yapacak bir şey yok.