Yazarın romanın yazılma süreci ile ilgili bölüme gelene kadar aldığım notlar çöp oldu. Farklı olayları farklı zamanlarda nedensellik içinde düşündüğümüzde sonuç bariz bir şekilde gözlerimizin önünde olur. Bende daha önce okuduğum ortaçağ romanları ve kiliseler üzerine yazılan araştırma ve incelemeleri okuduğum için başka gözle kitabı okudum ve hepsi gerçek, el yazmaları var hissinde birçok not aldım. İşte yazarın esas başarısı bu. Ve kusursuz bir plan ve üzerinde yıllarca çalışmanın sonucu.
Bu kitap için anlatıcısı buydu, hikaye bu diye anlatmak çok zor. Romanın sonunda yazar kitabı açıklamak için makale yazmış, ben bir inceleme ile anlatamayabilirim. Ama ne bulacağınızı veya neyin çağrışım yaptıracağını anlatmaya çalışabilirim bir kaç konu başlığı içinde;
•İçsel inançtan daha çok güçlü olanın inancını benimsiyor gözükmek. Konu inanç değil kim güçlü!
•Klisenin dünya sorunları üzerine kafa yorması göksel dünya ile ilişkisizliği. Sanki papazların değilde satranç ustalığındaki politikacıların hayatları gibi. Kilisede ölümden sonraki hayat değil yaşadıkları Hayatın kazanımları.
•Yanıltıcı söz sanatını kullanmakta olan kilisenin nasıl işlediği.
•Baskılanan bireylerin rahat yaşamdakilerden daha saplantılı daha şehvet düşkünlüğü içinde yaşamaları…
•Edebiyat ihtiraslarından uzak gerçeklerin öne çıkılması istenmesi üzerine kullanılmış üslubu ile kitap ağır ilerleyebilir. Tarih, din, sosyoloji, ortaçağlar merakı olanlar için ideal bir eser.
“Öyleyse bir kitaplık gerçeği dağıtma aracı değil, onun ortaya çıkmasını geciktirme aracı mıdır?”
S:888(E-kitap) Kiliselerin tarihler boyu yaptığı şey…
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma