Eskiden Çin'de bir özgür düşünür varmış. Dönemin yönetimine karşı duyduğu öfkeyle, bir dağın derinliklerine saklanmış. O zamanlar onun hayrına hiçbir şey yokmuş. Bunun kendi mağlubiyeti olduğunun da farkına varamamış. Zamanı geldiğinde, elde ettiği meşhur bir kılıçla siyasi rakibini ortadan kaldıracağına inanarak dağda saklanmış. On yıl sonra dünya değişmiş. Zamanı gelip sağdan indiğinde, insanlara kendi özgür düşüncesini anlatmış fakat onun düşüncesi artık bir klişeden fazlası değilmiş. En sonunda kılıcını çekerek kendi ruhunu göstermiş çevresindekiler ama ne yazık ki kılıcı, uzun süre önce paslanmış..
Bir gün, bir güvercin Tanrı'dan istekte bulunmuş:' Ben uçarken hava hızımı kesiyor, ilerleyemiyorum. Havayı yok etmeni istiyorum.'Tanrı, bu isteği duyup kabul etmiş. Fakat güvercin, kanatlarını ne kadar çırparsa çırpsın uçamamış. Bir güvercin, sadece hava direnci olduğunda uçabilir. Uğruna mücadele edecek bir hedefi olmayan özgür düşünce, vakumlu bir tüpte kanat çırpan güvercine benzer. Uçması mümkün değildir.