herkesin başı dertte, herkes can derdinde iken bir insan kendi canını nasıl kurtarabilirdi?
Birileri savaşta çarpışıp canlarını feda ederken, başka birilerinin de yan gelip yatmaları mı gerekirdi?
Savaş her şeyi, gözünün yaşına bakmadan yok ediyordu: Hayatı, işi, hürriyeti, hatta çocukların bir kaşık çorbasını yalayıp yutuyor, en küçük bir buğday tanesini bile doymak bilmeyen midesine indiriyordu.
-Ne demek savaş çıktı? Niye olsun ki savaş?Savaş ha?
Sonra bu korkunç kelimenin anlamı daha belirgin,daha anlaşılır oldu kafamda. Sessizce ağlamaya başladım. Gözyaşlarım ipince bir dere gibi akıyordu yüzümde…