Yine ve yine Beyza Alkoç’a geldik… Ve bu kitabı gerçekten beğendimm
Öncelikle şunu söyleyeyim: İlk defa fantastik ve eskiye dönük, tarihi bir kurgu okudum. Normalde prenses, kral, şövalye tarzı şeyleri pek sevmem. Hatta kitabın başlarında o konaklama yerleri falan çok hoşuma gitmemişti ve biraz sıkıldım. Ama ilerledikçe hikâye açıldı ve gerçekten güzel hale geldi
Sara ve Hazar karakterlerini beğendim. Onlarla bağ kurabildim; ne düşündüklerini, ne hissettiklerini anlamak benim için kolaydı. Bu yüzden okumak daha akıcı oldu.
Kitap iki seriden oluşuyor ve ben ikisini de 2 günde bitirdim. Gerçekten hiç yormuyor, akıp gidiyor. “Hemen bitsin, kafa yormasın, hızlı okunabilir ve ters köşeler olsun” diyorsanız tam size göre bir kitap.
Ama aklımda kalan bazı şeyler de var. Mesela Sara’nın arkadaşını zindana atıyorlardı… Sara’nın bunu kabul edecek biri olmadığını düşündüm ve orası biraz havada kaldı gibi geldi bana. Bir de Araz mıydı neydi, kızı kurtaracağım diye bir şeyler oldu ama sonra adamla ilgili hiçbir şey göremedik, o da biraz garipti Jsjs
Bunun dışında kitabın tasarımına bayıldım. Özellikle ikinci baskının posteri ve ayracı çok daha güzel. Kitaplığımda da gerçekten hoş duruyor.
Bir de şarkı önerileri… Hepsini dinledim ve bayıldım Kitaplarda şarkı önerisi olması bence çok güzel bir şey. Hem okurken ayrı bir hava katıyor hem de kitap bittikten sonra bile o bağ devam ediyor.
Genel olarak başta biraz sıksa da sonradan açılan, akıcı, yer yer komik ve keyifli bir kitaptı.
Teşekkür ederimmmm Beyza