İlk sayfalarda pek birşey anlaşılamayan ,200 lü sayfalardan itibaren okuyucuyu kendine bağlayan,karakterleri derinlemesine irdeleyen,sonlarına doğru kitabın bitmemesi için ağır ağır okunan,bittiğinde herşeyin anlamlandığı bir kitap.
Selim Işık'ın intiharı üzerine ona bunu yakıştıramayan Turgut'un olayı araştırması sonucunda Selim'in herkes için farklı bir kişilik olduğunu ortaya çıkardığı ancak tüm arkadaşları için ifade ettiği kişiliklerde de tutunamamış,baş tutunamayan...
Bireyin kalabalıklar arasında ki yalnızlığının anlatıldığı bir başyapıt.En etkileyici yerlerinden biri;
''ben karagöz filan değilim. herkes birikmiş bizi seyrediyor. dağılın! kukla oynatmıyoruz burada. acı çekiyoruz. kapı kapı dolaşıp dileniyoruz. son kapıya geldik. insaf sahiplerine sesleniyoruz. ey insaf sahipleri! ben ve olric sizleri sarsmaya geldik. dünya tarihinde eşi görülmemiş bir duygululukla ve kendini beğenmişçesine kapınızı yumrukluyoruz. dilenciler krallığının en küstah soylusu olarak kişiliğimizi burnunuza dayıyoruz........ sizi ağlatmaya ve burnunuzdan getirmeye geldik. size dünyanın dörtten fazla bucağı olduğunu göstermeye geldik. bitmez tükenmez sızlanmalarımızla ananızı ağlatmaya niyetliyiz .'' KİTABI KESİNLİKLE TAVSİYE EDERİM.