Pozitif düşünmeyi öğrenmek gerek, dünyayı değiştiremiyorsan tarzını değiştir. İnsanı sevmek gerek, şimdilik boşver insanları, bu hayata kendininmiş gibi sahip çık, nasıl olsa ölenler hep başkaları.
Kadın olmak demek, herkesçe onaylanan bir kılığa girmek demekti. “Lütfen birisi beni görsün,” diye haykırmaktı her an, “görsün ve belleğinde sonsuza dek saklamak isteyeceği bir imgeye dönüştürsün. Benim kendimi bir türlü göremediğim gibi.”
Belki hoş geldin cümleleri mırıldanmam, ölü soğukluğundaki elini sıkmam gerekirdi. Belki korkmalıydım. Ama bu kıpırtısız liman kentinde korkacak hiçbir şey yoktu ki… Ölüm bile yoktu sanki. O da tramvaylar gibi, tam vaktinde gelirdi, ne önce, ne sonra…