Tual

Aşıklar yollarını içgüdü ve güvenle bulur. Onlar, arzu okyanusunda bize yol gösteren yıldızlardır. O yıldızların en parlaklarını, kalp kırıklıkları ve üzüntüler oluşturur. Aşığınıza verebileceğiniz en büyük hediye kederinizdir. Ben de bu yüzden Karla’nın benimle paylaştığı her kederi gökyüzüne işaretledim.
Sayfa 347
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan yapısı böyledir, kriz esnasında insanda bulunan iyi yanlar hemen açığa çıkar, oysa her şey güllük gülistanlıkken bunları görmek çok daha zordur. Bütün faziletli davranışları şekillendiren yaşanılan sıkıntılar ve zorluklardır.
Sayfa 339
İnsan ırkını hangisi daha çok tanımlar, zalimlik mi, yoksa bundan utanma kapasitesi mi, diye sormuştu Karla bir keresinde. Bu soruyu ilk duyduğumda oldukça zeki bir soru olduğunu düşünmüştüm ama şimdi daha yalnız ve daha bilge olduğumdan insan ırkını tanımlayanın zalimlik ya da utanç olmadığını biliyordum. Bizi biz yapan bağışlayıcılığımızdır. Bağışlayıcılık olmasaydı, ırkımız sonu gelmez intikamlarla kendi kendini yok ederdi. Bağışlayıcılık olmadan tarih olmazdı. Bu umut olmadan sanat da olmazdı, çünkü her sanat eseri bir açıdan da bağışlayıcılığın yansıtılmasıdır. Hayal gücü olmadan sevgi de olmazdı, çünkü her çeşit sevgi aynı zamanda bağışlayacağınıza ya da bağışlanacağınıza dair verilmiş bir sözdür. Yaşıyoruz, çünkü sevebiliyoruz. Seviyoruz, çünkü affedebiliyoruz.
Sayfa 331
İyi niyetle hareket ettiğimizde bile, sırf dünyanın işleyişine karıştığımız için sorumlusu olduğumuz felaketlere davetiye çıkarıyoruz. Karla bir keresinde En büyük yanlışlar bir şeyleri değiştirmeye çalışan kişiler tarafından yapılır, demişti.
Sayfa 329
“Yara berelerinin altında, o kadar iyi ve sağlıklı görünüyorsun ki. Bence sen kalbinin derinliklerinde kötüydün Lin. Yalnızca kötü kalpli bir adam, yaptığı iyi işlerden bunca yarar görebilir. İyi bir adam sadece yorulur ve aksileşirdi.
Sayfa 328