Spoilerlı yorum
Kitabı daha yeni bitirmiş halimle yazıyorum belki düşüncelerim daha sonra biraz daha oturur ama kitabın sonu beni mahvetti. 30 sayfa boyunca sürekli gözlerim dolu dolu okudum. Yazarın dilinden dolayı mı yoksa kitap uzun olduğundan karakterlere çok mu alıştık bilmiyorum ama herkesin çaresizliği ve eski anıların akla gelişi öyle bir anlatılmış ki… Ben ki normalde bu tarz sahnelerde çok da bir şey hissetmem ama sonunda hüngür şakır ağladım.
Açıkçası 400lü sayfalarda o kadar sinir olmuştum ki Tully’e kitap dayanılmazdı. Verilen yüksek puanları da çok anlamamıştım ama galiba şu an düşününce yazarın hisleri çok iyi ifade edebilmesinden olabilir diye düşünüyorum. Tully ile çok empati kuramasam da Kate’in yaşadığı her şeyi iliklerime kadar hissettim. Bundan benim için hikayenin tek bir tarafı vardı Tully çok acılar çekmiş olsa da önceden. Onu da anlayabiliyorum ama empati kuramıyordum duygularıyla ama Kate farklıydı.
Bu noktada kitapla ilgili tek eleştirim zor zamanlarda birbirlerinin yanında olsalar da ve çocukluklarından ölene kadar her anları beraber geçse de birbirlerine iyi gün dostu olmakta biraz zorlandıklarını düşünüyorum. Belki arkadaşlıklr her zaman dört dörtlük olmuyodur fakat vaat edilen şey büyüleyici bir arkadaşlık olunca insan birbirlerini sürekli kıskanıp durmalarını sorguluyor. Tully’nin bir noktada Kate’in ailesini ondan koparıp durması ve sürekli onunki gibi bir ailesi olmasının özlemiyle yanıp tutuşması beni bazı noktalarda çıldırttı. Birbirleri için hep en iyisini istemiyorlardı bence. Kate’in her yerde Tully’nin yedeği gibi hissetmesi onu içten içe kıskanması da bana yanlış geldi. Ama sanırım arkadaşlıklar her zaman böyle arada kıskançlıklar çok olur ama içindeki bu kıskançlığın seni ele geçirmesine izin vermeyip çok ortaya çıkarmadığında