“Bir hayal et” dedim kendi kendime, “kardeşlerin, birbirlerini incitmelerine izin verilmeyen, çocukların öfkelerini ifade ettiği, her çocuğa bir birey olarak değer verilen, rekabetin değil işbirliğinin normal kabul edildiği, kimsenin bir role hapsedilmediği, çocukların günlük sorunlarını çözme becerisi kazandığı evlerde büyüdüğünü hayal et...”
O zaman bu çocuklar geleceği nasıl şekillendirirdi? Nasıl bir gelecek olurdu? Bu evlerde büyüyen çocuklar geleceğin sorunlarını nasıl çözeceklerini bilir, bunu sağlayacak beceriye ve azme sahip olurlardı.