📚 Ağustos ayı kitap yolculuğumda birbirinden farklı dünyalara adım attım. Her biri bana farklı duygular, farklı bakış açıları kazandırdı.
🔹 Bir Sosyopatın İtirafları (M.E. Thomas)
Kalemi oldukça akıcı, merak uyandıran bir anlatıma sahipti. Zaman zaman tekrar gibi gelse de sosyopatik düşünce yapısını içeriden okumak gerçekten ilginçti. Psikolojiye meraklı olanlara kesinlikle ilginç gelecek bir kitap.
🔹 Son Romantikler (Txani Rodriguez)
Anlatımı güzeldi ama beni çok içine çekemedi. Yine de farklı bir bakış açısı sunuyor. Özellikle edebiyatla hayata tutunmaya çalışan karakterlerin dünyasını görmek hoştu.
🔹 Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Stefan Zweig)
Akıcılığı sayesinde bir çırpıda okunacak bir eser. Ancak aşkın ötesinde saplantıya dönüşen bir duyguyu işlemesi kitabı daha da vurucu kılıyor. Zweig’in psikolojik derinliği yine kendini hissettiriyor.
🔹 Korku (Stefan Zweig)
Bu kitaba bayıldım! Heyecanı, gerilimi ve karakterin içsel çöküşünü öyle iyi hissettirdi ki sayfaları büyük bir merakla çevirdim. Zweig’in en güçlü eserlerinden biri diyebilirim.
🔹 Beni Bekleyen Bir Dağ Biliyorum (Sholeh Rezazadeh)
Okuduğum en farklı kitaplardan biriydi. Bir nehrin ağzından anlatılan hikâye hem masalsı hem de derinlikliydi. Kültürler arası bir yolculuk, insan ruhuna dokunan satırlar… Uzun süre etkisinde kalacağım bir eser oldu.
🔹 Lucy (Jamaica Kincaid)
Farklı bir okumaydı. Göçmenlik, kimlik arayışı ve aidiyet konularını sade ama güçlü bir dille işliyor. Lucy’nin özgürleşme yolculuğunu okumak keyifliydi.
🔹 Prova Mankeni (Zeynep Kaçar)
Yer yer zorlayıcı olsa da farklı bir bakış açısı sunuyor. Herkesin kolayca bağ kuracağı bir kitap değil ama düşündürücü yönleri var.
✨ Bu ayın en çok etkilendiğim kitapları: Korku ve Beni Bekleyen Bir Dağ Biliyorum oldu. İkisi de derin izler bıraktı