Öncelikle kitabın sürükleyici bir yanı var. Hemen bitmesin diye az az her gün okudum kitabı. Da Vinci'nin Son Akşam Yemeği resminde anlatılan öykü kitabı özetlemiş gibi. Ortaçağ'da kilise her alanda baskın olduğu gibi sanatta da kendini gösteriyor. Da Vinci'ye Incil'de anlatılan Yahuda'nın son akşam yemeğinden sonra İsa'yı ele vereceği ve İsa'nın akşam yemeğinde kendisini ele verileceğini bildiği bölümü resmedilmesi istenir. Kilisenin duvarına yaklaşık üç yıllık çalışma sonucunda ve hala da bitmemiş olarak Da Vinci anlatılan olayı resmetmiştir. Tabi burada önemli husus iyinin ve kötünün yüzlerinin kim olacağıdır. Da Vinci epey düşünür bir gün kilise korosunda iyi temiz yüzlü bi adam görür ve hemen onu İsa'nın yüzüne ekler aradan zaman geçer Da Vinci bir türlü kötünün yüzünü bulmakta güçlük çekmekte ve kim olacağına karar verememekte bir yandan da kiliseden baskı görerek resmi biran önce bitirmesi istenmektedir. Bir gün yolda giderken yol kenarında bedbaht, yüzünden kötülük, şirret akan ayyaş bir adam görür ve apar topar kiliseye getirerek adamın yüzünü Yahuda'ya ekler. Adam ayıldığında resme bakar ve ben bu resmi daha önce gördüm diye ekler, Da Vinci şaşırır nerede gördüğünü sorunca bir ressamın onu İsa'nın yüzünü resmederken kullandığını daha sonra da hayatının değiştiğini anlatır. Da Vinci anlar ki iyilik ve kötülük aynı yüzde değişen sadece zaman ve karşılaşılan koşullarda. Kitapda empati kuracak ve anlatılan sahneleri aşama aşama gözünüzde canlandıracaksınız.