Çok istediğimiz bir şeyi elde edince yitirilen merak. Çünkü unutmanın, vazgeçmenin mümkün olduğu bir yerden bahsediyordu. Orasıysa benim bilmediğim bir yerdi. Bunları söylemedim ona. Anlattığı şeyin bir anını bile yaşamamış biri olarak buna hakkım yoktu. Nereden bilebilirdim iki insan kavuşunca ne olduğunu? Çok istediğim bir şeyi elde etmiş miydim ki, merakım, hevesim dinsin?
öyle büyük bir coşkuyla seviyordum onu, sarhoştum. Sonra zaman geçti, yavaş yavaş azaldı o hisler. Gündelik Jelaşlar sıradanlaştırdı bizi. Başımıza hayat geldi. Öyle diyor ya şimdi. Life happened.
Ben, kırk sekiz yaşındaki Türkan, bütün yaşamımı durarak geçirmiştim. Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim. O kadar uzun zaman durmuş bir şeyi yerinden hareket ettirmek, bir karavanı otoparktan çıkarmaktan fazlasıydı benim için. Ben bugüne kadar hiç yegâne öznesi olduğum bir işe kalkışmamıştım. Hiç kendi kaderimi tayin edecek bir adım atmamış, ekseriyetle bana gösterilen yere ilişmiş, bundan şikâyet etmemiş ama şimdilerde yeni yeni ve epey sarsılarak fark ettiğim şekilde bu sınırları belirlenmiş hayattan sandığım kadar tatmin olmamıştım.
Uykuyla uyanıklık arasında adımı seslendiğini duyuyor, gözümü açınca son altı ayda olan biten her şeyi bir anda hatırlıyor, artık onsuz bir dünyada yalnız olduğumu bir kez daha idrak ediyor, ona anlatamazken her şeyin ne kadar anlamsız olduğu hissiyle baş başa kalıyordum. Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana.
Rüya galiba sadece Orhan'ın değil, bütün mahallenin aşka olan inancını yıkıp gitmişti. Beyhudeydi demek. Bu boşanmayla artık herkes gönül rahatlığıyla alelade evliliklerine dönebilir, kadınlar biz niye böyle sevilmedik, neyimiz eksikti diye tasalanmayı bırakabilir; erkekler Rüya'nın neredeyse egzotik güzelliği yanında eşlerinin bir anda nasıl da solup kaldığını düşünmekten vazgeçebilir; hepimiz hayatın normal insanlar için hâlâ güvenli bir yer olduğuna ikna biçimde küçük mahallemizdeki küçük yaşamımıza eskisi gibi devam edebilirdik. Hayatımız sıkıcıydı ama kalplerimiz biri tarafından paramparça edilmemişti.