Sevmek için yan yana olmak şart değil
Size her sarılan,sizi her öpen,sizi sevdiğini her söyleyen sahici değildi.
Sevmek; tenden önce yüreğe dokunabilmektir
Sevmeye mesafeler engel değildir..
#149989544#155209841#156694651#158750756
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınlarla karşılaştığımda anlıyorum. Bazen senden güzel bulduğum kadınlarla karşılaştığımda bakıyorum da, kendi kendime hiç birisini seni sevdiğim gibi, seni sevdiğim kadar sevmeyeceğime yemin ediyorum. Sende öyle bir şey var ki, hiçbirinde bulamıyorum... Bu öyle Bir şey ki, işte bütün kaygılarım seninle birlikteyken yok oluyor ruhum bir şifa, bir huzur buluyor! Dudaklarını gözlerime değdirdiğin an bütün varlığımın koşa koşa gelip ruhumda toplandığını, orada seninle buluşmaktan mutlu bir şekilde kaldığını hissediyorum. Hele şu an düşünüyorum da dünyada senden başka hangi kadınla olsaydım hiç biriyle senin gibi olamayacaktım; seninle olduğum gibi böyle ruhuma kadar, canıma kadar icten...
Ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda..
Adının geçtiği cümlelerde, gözlerim dolmuyor..
Yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
Biraz yorgunum..
Biraz kırgın..
Biraz da kirletti sensizlik beni!
Nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
“İyiyimler” yamaladım dilime.
Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..
Gel diye beklemiyorum artık,
Hatta istemiyorum gelmeni..
Nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
Arasıra geliyorsun aklıma, banane diyorum
Benim derdim yeter bana banane!
Alıştım mı yokluğuna?
Vaz mı geçiyorum, varlığından?
Tedirginim aslında,
Ya başkasını seversem?
İnan o zaman seni hayatım boyunca affetmem...
Özdemir Asaf
BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ
Muhakkak okunması gereken bir eser..
Savaşın insanlara, bir ulusa bir ülkeye yaptığı kötülüğü tüm gerçekliğiyle sunuyor...
Kitabı baştan ele alırsak eğer;
Aslında kitaba başladığınızda normal Afkanistan'in çeşitli bölgelerinden Ve sıradan Afkan hayatından bahsediliyor...
Tabi sonra Afkanistan daki iç karışıklıklar, Sovyetler ve Taliban'ın halka yaptıkları savaşı yasamasanizda damarlarınizda hissedebiliyorsunuz.
Orada yaşayan insanların yaşadıkları Hasena, Çiti, Tarik, Meryem, Babi ve daha fazlası..
Ülkesini arkasında bırakıp gitmek zorunda kalanlar ve savaşı yasayanlar...
Meryem Co, o kadar iyi kalpliydi ki yaşadıkları ve ona yasatilanlar.. Bu kitap insanın yüreğinde derin acı bırakıyor.
Raşit ki ondan aslinda hiç söz etmek istemiyorum başından beri ölmesini temenni ediyordum.Gec kalan bir son oldu benim için...
Celil ona o kadar kızgınım ki ne kadar pişmanlık duymuş olsa da bazı pişmanlıkların geri dönüşü olmuyor..
Azize kitaptaki anlatıma göre aynı yaşlarda oluyoruz. Azize' nin hergun gözlerini mermilerle, bombalarla açtığını düşünmek kahrediyor... Hayat bu kadar acımasız işte biz dünyadan bir haberken, bizle aynı yaşlarda çocukların tek amacı hayatta ailesiyle kalabilmek, hapishane yada ölumle burun buruna yaşadıkları zor bir hayat...
Umarım dünyada savaşın olmadığı bir zaman da büyür gelecek kuşaklarimiz...