Kitabın ana karakteri beni biraz yordu açıkcası hiç birşeye bağlanmayayım kimseyle kalmayayım kimsenin sevgilisi olmayayım diye üstün çabalar sarf etti resmen.sanki duyguları alınmış gibi bu soruyu sordum ama kıskandığımdan değil onu aradım ama merak etmedim ki yani velhasıl evet sevilmediğini düşündüğü ve terk edildiği için bir takım hassasiyetleri olabilir ama resmen hayatını bomboş yaşayarak kendini harcadığını düşünüyorum
Kitapla ilgili sevdiğim ve şaşırdığım şeylerde oldu tabi özellikle Süreyyanın yazdığı kitapların konuları her birinden gerçekten ayrı birer roman çıkacak tarzdaydı.
Şaşırdığım kısımlar ise bu kitaptan önce mariln monroe ile ilgili bir tiyatroya gitmem ve son okuduğum iki kitabın biri 22/11/63 ve kıbrısı anlatan belki kitaplarından benzer şeyler bahsetmesi ne biliyim algıda seçicilik mi yoksa bir tesadüf mü tabi tesadüf diye birşey varsa
Unuttuğumuz fakat ama asla unutmamamız gereken bir gerçeklik…Yavru Vatanımız
Bence başucu kitabı niteliğinde
Yapılan fedakarlıkların unutulmaması için taze tutmak için açıp açıp okunmalı diye düşünüyorum
Olay örgüsü ve yıllarca din dil ırk demeden kol kanat gerdiğimiz milletlerin nasıl hala düşmanlık beslediğini gözler önüne serdiği muhteşem eser
Harikaydı!!
Aslında bir sürü alıntı yazacak resim ekleyecektim fakat okuduktan sonraki sindirme sürecinde hiç birini yapamadım en kısa zamanda dizisini de seyredeceğim.
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,172 okunma
İskender Pala‘yı çok severek okurum ama bunu begenemedim çok hızlı akıcı okunuyor fakat benim elimde süründü özellikle kitabın ilk başları bana çok yavan geldi sonrasında yaptığı tarihi yolculuk kısmını beğendim bir edebi eser eleştirecek seviyede olmayabilirim fakat bana hitap etmedi
Saklı bahçeler haritası, ilk başta iki sevgilinin mektupları sandığımız ve içindeki cümleleriyle ayrılık acısını, terkedilenin duyduğu o güven ve gurur kırıcılığı derinden hissettik. Tabi aslında iki kiz kardeş olduklarını anlıyoruz ve hatta sonunda da bir ters köşe...
Klasik okumayı seven biri olarak bayıldım.