Hayatın bir dar gömlek olduğu, zamanın ve mekanın zindanlarında çıkınca anlaşılıyor ancak. Ölüler aleminde gövdesiz bir ruh nasıl mutluluk sebebiyse, yaşayanlar arasında en büyük mutluluğun ruhsuz bir gövde olacağını ne yazık ki kimse ölmeden anlayamıyor.
Unutma:Evlenmeden önce alevlenen aşk evlilikle söner ve geriye boş ve kederli bir yangın yeri kalır. Evlendikten sonra duyulan aşkta biter elbette ama onun yerini mutluluk alır.Buna rağmen bazı aceleci budalalar evlenmeden önce aşık olup yana yana bütün aşkı tüketirler. Niye? Çünkü hayatta en büyük amacı aşk sanırlar.
Sonra biraz okudum;bütün mezheplerin dinlerin öteki dünya ile yetinmedigini yalnız Allah'a varmak düşüncesiyle tatmin olmadıklarını sezer gibi oldum. Başkalarından üstün olduklarını hissetmek, onlardan farklı yerlere vardıklarını elle tutulur bir biçimde görebilmek için kurbanlar seçtiklerini gördüm. En zavallı insanlardan kurbanlar buluyorlardı; ne dünyanın ne de ahiretin farkında olmayan ve bir ekmek parası için ezilmişliklerini satan insanlardan yararlanıyorlardi, onları kötü ruhlar sayarak cezalandiriyorlardi.
Acaba iyi şeyler olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birden bire olur; bu kadar beklemez insanı. Sürüncemede kalan heycanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Yada hiç birşey çıkmaz.