ölüm böyle bir yaşam için tek çıkar yol görünür. ama ölüm, bilinmeyen garip dünyalara açılmak demektir.insan o kapıdan çıkınca, uçsuz bucaksız, uzak, yabansı ve kıyısız enginleri selamlar ilk kez. dört bir yana yayılıp dünyayı kucaklayan okyanus, ölümü özleyip de kendilerini öldürmeyi ayıp sayanlara kollarını açar. akla hayale sığmayan korkuları ve yepyeni bir yaşamın görülmedik serüvenleriyle önlerine serilir.
insan dediğin, bir harikadır o zaman; bir yücelik, bir ıstırap timsalidir. sonra, gene aynı yüksek noktadan bakıp, insanları bir bütün olarak ele al. O zaman insanlar, hem aynı çağda, hem de birbirinden değişik tüm çağlarda, birbirinin tıpatıp eşi olan anlamsız varlıklar görünür sana.
yaşlı insanların gençlere davranışları kimi kez aldatıcıdır, gerçek olmayan bazı yanları vardır; sessizce bir arada öyle yaşanır, karşılıklı ilişkinin iyi bir yolda olduğuna inanılır, her şey olağan kabul edilir ancak günün birinde aniden yaşanan bir gelişme bütün huzuru yıkıp geçer, yakınımız yaşlı insan aniden yabancılaşır. bizimle bambaşka görüşlere sahip olduğu ortaya çıkar, söyledikleri dehşetle karşılanır.