"Tüm hayatım boyunca," dedi, "bana 'gel' ya da 'git' dendi. Bana nasıl yaşayacağım, nasıl ölmem gerektiği söylendi. Bir adamın hizmetçisi ve zevkini gidermesi için kısrağı olmalıyım ya da duvarların arasına kendimi kapatıp soğuk, sessiz bir tanrıya bedenimi adamalıyım. Kendi seçtiğim yol olacağını bilsem cehennemin ağzına yürürdüm. Benim adıma karar verilmiş yüz yılı yaşayacağıma yarın ormanda ölmeyi tercih ederdim."
"Neden bana böyle dedin?" diye fısıldadı.
Bannik taburenin üzerine, kızın yanına süzüldü. Sakalı dalgalanan buhardı. "Çünkü gözlerin büyük büyükannene çekmiş. Şimdi beni dinle. Sona gelmeden önce kış ortasında kardelen toplayacak, kendi seçimin doğrultusunda hayata gözlerini yumacak ve bir bülbül için gözyaşı dökeceksin."
Vasya içerideki buhara rağmen buz kesmişti. "Neden ölmeyi seçeyim ki?"
"Ölmek kolay," diye yanıtladı bannik. "Yaşamak ise zordur. Beni unutma Vasilisa Petrovna."