Cemal Nadir, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ayakkabı fiyatlarının pahalılığını Amcabey dergisindeki “Dünden Bugüne” köşesinde şöyle eleştirir : “Çifti altmış yetmiş liraya çıktıktan sonra ona ayakkabı demeye insanın dili varmıyor. Mübarek, ayakkabı değil, baş tacı olmaya layık nesne oldu çıktı!
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Parasızlık ilk kurbanını alır ; yeni doğan bebeği bir gece bakımsızlıktan kollarında ölür Cemal Güler’in. Sanatçı, çocuğun cansuz bedenini yastığın üstüne koyar ve sabah gazeteye teslim etmesi gereken resimleri gözyaşları içinde çizmeye koyulur. Ertesi gün gazeteyi alanlar, Cemal Nadir’in resimlerindeki lekeleri baskı hatası sanırlar!
Papağan gazetesine resimler yapar (Cemal Nadir Güleç) ama aldığı parayla tencere zor kaynamaktadır. Öylesine yoksuldurlar ki, her sabah, resim yapacağı gazeteye gitmeden önce, yırtık ayakkabısından görünen parmaklarını siyah mürekkeple boyamak zorunda kalır.
Sezgin Burak, Tarkan’ın adını “Tatar kanı” kelimelerini kısaltarak bulur. Tarkan’ın ortaya çıkışından dokuz yıl önce, 1958 yılında yayımlanan Cemal Süreya’nın ilk şiir kitabı olan Üvercinka’nın da “Güvercin kanı” kelimelerinden türetildiği bilinir.