Bilim Hiç Bu Kadar Samimi Olmamıştı!
Serkan Karaismailoğlu, bu kitapla bilimsel bir metin değil, adeta bir kullanım kılavuzu sunuyor. Kitabın en başında "Tarih sevmiyorsan okumadan geç" diyerek okuru özgür bırakması, aslında sizi o tarihin içine daha çok çekiyor; çünkü karşınızda size ders veren bir profesör değil, kahve eşliğinde beynin sırlarını fısıldayan bir dost var.
Erkeklerin bazen neden boş boş baktığını ya da olayları neden bizim kadar detaylı göremediğini anlamak için devrim niteliğinde bir eser. O yanmayan yeşil alanların aslında bir "arıza" değil, bir "donanım farkı" olduğunu görüp rahatlıyorsunuz.
Nöronları ve hormonları öğrendikçe, partnerinize veya babanıza kızmak yerine "Ah be, senin beynin ancak bu kadarını çekiyor!" diyerek tebessüm etmeye başlıyorsunuz.
Tarih kısmındaki derinliğiyle zihni doyuran, güncel hayattaki karşılıklarıyla da kalbi ferahlatan bir kitap. Eğer dünyayı farklı pencerelerden gören iki beynin neden bir türlü aynı noktada buluşamadığını merak ediyorsanız; bu kitap size o köprüyü kurduracak.