Bir tarafta yaşam. Bir tarafta ölüm.
Ölümü beklerken; "ya gerçekten de yaşamam gerektiği gibi yaşamadıysam, bilinçli seçtiğim yaşamım yanlışsa" düşüncesinin sürekli yankı bulması.
Eşinden ve çocuklarından yaşarken göremedeği ilgiyi ölümü beklerken de görememesi.
Hangisi daha acıdır ki ?
İki türlü acıyıda okura hissettirmiş yazar.
Çok akıcı , anlaşılır. Tavsiye ederim.
Herkese keyifli okumalar .
İş yerinde elden ele dolanan en sonunda da benim elimde kalan bir kitap. Severek okuyanı da var. Beğenmeyeni de. Ben kitabı ne sevdim ne sevmedim. Nedenine gelecek olursak ; bu kitap bana yazılmış olsaydı okurken çok sıkılırdım.Çok uzatılmış her şey. Ama bir zamanlar sevmiş herkesin de
kendinden bir parça bulabileceği bir kitap.
Biraz rastlanılası zor bir aşk hikayesi. 12 mart dönemi, Cihan ve Deniz. Yıllar sonra Cihan' ın karşısına tesadüfen çıkan Ayşe.
..
İlk İnci Aral kitabım. Kitabın arka kapağını okuduğumda kesinlikle okumalıyım demiştim ancak bir iki spoiler yorum okuyunca o ilk hevesim kalmadı. Benim gibi düşünen varsa böyle düşünmesin hemen okusun nacizane fikrim. Kitaba başlayınca sizi hikaye içine alıyor ve kitabın kapağını kapattığınızda kahramanları yüzünüzde bir gülümsemeyle uğurluyorsunuz. :)
..
Daha o zamandan sevmişti onu Ayşe. Bu aşk yeni değildi. Yıllar önce henüz dört yaşındayken başlamıştı. Cihan'ı görür görmez , o gece daha o kapıdan girerken kendine çeken , zamanı aşan bu unutulmuş ama izi, gölgesi bellekte kalmış aşktı.
Didem Madak. Biraz hayat hikayesini araştırıp öyle okumaya başladım. Yazar hakkında bir şey bilmeden okusaydım bu şiir kitabını bu kadar anlayamazdım anlattıklarını.
İlkokul çağlarında adını duyunca okumaya korktuğumuz hep bir önyargı ile yaklaştığımız mutlaka hepimizin kütüphanesinde en az bir eseri bulunan yazarımızdan 6 farklı kısa hikaye ile insan ne için yaşar , neden yaşar , nasıl yaşar sorularına cevap arıyoruz. İşin güzel kısmı kitabın son sayfasını okuyup kapağını kapattığımız da bu soruları düşünüren bir eser.