PekiCihad Kök
Yazarın da kıtabında ismini duyduğum popüleriteliğine kapıldığım bir kitap.. Ve sonuç hüsrann... Mustafa Ceceli'nin Hüsran şarkısını kitabı benim yüzümden alan arkadaşım ve bana armağan ediyorum. :))
Öncelikle şunu söyleyim uzun bir inceleme olmayacak, aslında incelenecek bir yanı da yok kitabın. Kendimi zorlayarak bitirdiğim bir kitap, buraya geldiğimden beri okuduğum en kötü kitap diyebilirim 1 yıldız veriyorum bana ilkleri yaşattığı için yazara teşekkür etmek lazım...
Kitaba gelince arka kapak sayfasındaki şiirden sanki içerik olarak bir şeyler vaad ediyor ama hiçbirini gerçekleştiremiyor hepsi arka kapak sayfasında yazdığı kadarıyla kalıyor. Sayfaların çoğu boş kalan kısmı da yarım... Şu kadar söyleyeyim; verdiğiniz paraya değmez arkadaşlar..
Yazmak amaçlı yazılan bir kitap. Hep aynı kelimeler, tekrar edilen konular aşırı sıkıcı bir kitap. Bu kitap için kesilen ağaçlara yazık maalesef.. Bir kitabı okurken vaaay ne güzel demiş diyebilmeli okuyucu. Ve sanırım böyle dedirtebilen yazarları günümüzde görmek çok zor:(
Kitapı okudum ve biraz etkilendim şahsen benim sevdiğim biri bana böyle bir kitap yazsaydı etkilenirdim.Kitapta güzel deginilmis yerlerde var herkes kendinden bir şeyler bulabilir okumanızı tavsiye ederim .
Çok tekrar ediyor konuları. Heves edip başlamıştım ama sıkıldım ve yarıda bıraktım. Daha sade bir dil kullanılabilirdi. Bu sayede daha çok akıcılık olabilirdi.
Genel olarak sürekli tekrar eden cümleler çok fazla, ancak bana göre güzel bir akışı var. Dil biraz ağır kaçmış ama duyguları gayet iyi bir şekilde öne sürülmüş.
Kitabı iki kez tekrar okudum ve elimde de mevcut. Ben okunmasını tavsiye ederim ")
İş yerinde elden ele dolanan en sonunda da benim elimde kalan bir kitap. Severek okuyanı da var. Beğenmeyeni de. Ben kitabı ne sevdim ne sevmedim. Nedenine gelecek olursak ; bu kitap bana yazılmış olsaydı okurken çok sıkılırdım.Çok uzatılmış her şey. Ama bir zamanlar sevmiş herkesin de
kendinden bir parça bulabileceği bir kitap.
Kitabı okurken Allah'ım insanlar gerçekten böyle seviliyor mu diyordum hep kendi kendime. Bazı adamlar çok güzel sevip çok güzel de yazıyorlar. Biri bana böyle bir kitap yazsaydı açıkçası onunla gidip yeniden tanışmak isterdim ve onu yeniden sevmek isterdim.
Son sayfaya kadar sırf haksızlık etmemek için okudum. Fakat hem edebi dilinin zayıflığı olsun hem de sürekli aynı şeyleri tekrarlaması, yazarın sızlanan bir çocuk kıvamında dert yanması okuyanı kitaptan soğutuyor.
"Peki!" der gider, "Peki!" der susar, "Peki!" der seversin
Ya da bazen vazgeçersin...
Bana yaşattığın her güzel an ve her gün için teşekkür ederim. Seninle yaşadığım her an çok güzel ve tadına doyulmaz zamanlardı.
Peki, Cihad Kök
Hala masallara inanıyor. Bir gün Pinokyo ile mutlaka karşılaşacağını düşünüyor. Çok çizgi film izliyor. Türk Filmlerine bayılıyor.
Annesi en yakın arkadaşı. Babası ile ilişkisi asker komutan gibi.
Mavi rengi seviyor. Acayip müzik dinliyor. Çok kahve içiyor. Portakalı bütün halinde ısırarak yiyor. Puding hayatının anlamı...
Mantı başının belası… Güzel makarna yapıyor. Yazmayı çok seviyor ama yazdığı gibi konuşamıyor.
Çocukların ağlamadığı, annelerin üzülmediği bir dünya düşlüyor (Allah aşkına çok mu şey istiyor?)
Bir de ısrarla büyümüyor hep 13 yaşındaymış öyle diyor.