Doğrusunu istersen, insanlarla temas etmenin hemen her zaman bazı bedelleri oluyor. îki insan bir araya geldiğinde ilk olarak atılabilecek en büyük kazığı atıyor ve “Nasılsın?” diye soruyor örneğin. Ne bileyim ben nasılım? Düşünsen çıldırırsın. Çok düşünmemeye çalışıyorum. Bir noktada şimdiki halimden çok daha iyi olacağıma eminim. Fakat bu henüz gerçekleşmedi
Herhangi bir konuda, her hatırlamada aynı ağrıları çekiyor olsak yaşamak dayanılmaz olurdu. Düzeneğimizin bu bizi koruyan ve kollayan bu şefkatli numarasına bayılıyorum. Yalnız ben bu unutma işinde biraz fazla ileri gitmişim, beynimi unutmak için o kadar acımasızca eğitmişim ki, artık lazım gelen şeyleri de hatırlayamıyorum. Geçmiş bulanık bir nehir gibi içimden akıp gitmiş... Altında kaldığım taşların ağırlığını biliyorum da mevzu tam olarak neydi bir türlü çıkaramıyorum Osman.
“Normal” sözcüğü Latince “Gönye” anlamına gelen “Norma” sözcüğünden türemiş. Normallik geometrik bir hadiseymiş yani, yere dik açıyla durabilenler için kullanılıyormuş. Bense yıllardır kendimi yere dik hissetmiyorum.