Yıllar böylece geçti... Içindeki sonsuz çalkantılarda, ruhunun derinliklerinde kopan fırtınalardan kimsenin haberi olmadı. Fakat artık isyan başlamıştı yüreğinde. Kader çizgisinde sendeleyerek yürüyordun. Yıllardır oynadığın rol seni sıkmaya başlamıştı.
Sonra insan yüzünün menfaat karşısında ne kadar çirkinleştiğini gördüm. En dost bildiğimiz kişilerin kendi çıkarlarına olmayan bir tutam, bir olay karşısında dostluklarından nasıl soyunduklarındanı gördüm.
Şimdi ne zaman bir cenaze görsem; dünyadan bir güzellik daha eksildi, diye düşünürüm. O kadar güzeldi kardeşim. Onu adice, onu kahpece bıraktık toprağa. Daha güzel olabileceği bir dünyadan mahrum etti o çirkin ölüm. Ve bizler hiç utanmadık zavallılığımızdan.
Ölümün çirkinliğini ilk anladığım andı o. İrademiz dışında geldiğimiz bir dünyadan böyle apansız gidivermenin ne kadar gülünç olduğunu düşündüm bir zaman.