Yazar düşünceyi yardım olsun diye sunmaz. Bir mükafattır bu. Layık mısınız, değil misiniz? Anlamak ister. Tabiatta öyle değil mi? Altın neden toprağın derinliklerinde? Okurken araştırmaya çıkacağınız maden: yazarın düşüncesi veya niyeti. Araçlarınız; zeka ve bilgi. Kayayı kıracak madeni eriteceksiniz. Önce kelimeyi fethedeceksiniz, sonra heceleri, harfleri.
Kitaplar bileziklerin onda biri kadar etse beyefendilerimiz ve hanımefendilerimiz arada bir okuma hevesine kapılırdı belki. Birçokları kitabı ucuz olduğu için almaz. Düşünmezki kitabın tek değeri okunmasındadır. Bir değil birçok defalar okunmalarında çizilmesinde, tanınmasında.
Kendini yığın haline getiren bir millet payidar olamaz. Tek kavgası para olan bir yığın yaşayamaz. Düşünceyi küçümsüyoruz. Kitaba harcadığımız parayı, atlar için harcadığımızla kıyaslarsak, yerin dibine girmemiz gerekmez mi? Kitap sevene kitap delisi diyoruz. Kimseye at delisi dediğimiz yok. Kitap yüzünden sefalete düşen görülmemiş. At uğruna iflas eden edene.
Gerçek heyecan imtihandan geçmiş heyecan. Ilk coşkunluklar boştur, aldatıcıdır. Kapıldınız mı uzaklara sürükler sizi. Duygunun asaleti, kuvvet ve isabetindedir.
Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.
IV. Murat'a Süleyman devrine dön! Diye bağıran Koçi Bey'den* , Reşit Paşa'ya* kadar Osmanlı devletinin bütün ıslahatçıları gerici. Dante* yaşadığı çağdan iğrenir, Balzac* eserlerini iki ezeli hakikatin ışığında yazar; kilise ve krallık, Dostoyevski* maziye aşık, Dante* gerici, Balzac* gerici, Dostoyevski gerici!