Tuğçe

@Tugcello·
·
sabitlendi
Oysa yaşamın amacı kendi kendini geliştirmek, tekamül etmektir. Dünyaya gelme sebebimiz özümüzün farkına varmaktır. Bugünlerde insanlar kendilerinden korkar oldu. Görevlerin en ulvisini, kendilerine karşı olanı unuttular. Hayırseverler hayırsever olmasına, açları doyurup yoksulları giydiriyorlar. Gel gelelim kendileri çırılçıplak, ruhları açlıktan kıvranıyor. Cesaret denilen şey insanları çoktan terk etmiş. Belki de hiç cesur olmadık. Ahlakın temelindeki toplum korkusu, dinin sırrı ise tanrı korkusu. İşte bizi yöneten iki şey.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Tuğçe

, şu anda okuyor
%47 (160/338 syf.)·
Beğendi
George R. R. Martin
8.6/10 · 634 okunma

Tuğçe

, bir kitap okudu
8/10
·288 syf.·
Beğendi
·
426 günde okudu
·
2026 7. kitabı
Thomas Curran
7.7/10 · 223 okunma
"Gelişim her şeydir" ekonomisinin temel psikolojisi, gelişimin üstüne gelişim yıktıktan sonra, bunun üzerine mükemmeliyetçiliği istifler. Ancak siz ve ben, olabildiğince fazla kar için sürekli yeniden düzenlenmesi gereken bir iş modeli değilizdir. Aynı zamanda, maksimum performans için devamlı ayarlanması gereken bir makine dişlisi olduğumuz da söylenemez. Biz, yorgun ve bitkin düşebilen insanlarız. Yaşlanır ve çökeriz. Yetiştirebildiğimiz ve geliştirebildiğimiz kaynaklar sınırsız değildir. İnsanüstü bir dayanıklılığa sahip olsak bile, çoğu zaman başarısızlıktan öğrenilebilecek fazla bir şeyin olmadığını kendimize hatırlatmak akıllıca olur. Ne yaptığımızı bilsek de; dikkatimizi yitirmiş, uykusuz kalmış, kendimizden daha nitelikli ve ayrıcalıklı birine denk gelmiş olabiliriz. Hayat böyledir. Terslikler geliyorum demez. Geldikleri zaman da, "gelişim her şeydir" psikolojisi ciddi ölçüde ters tepki yapar; çünkü, şefkatli bir öz-değerlendirme sağlamak yerine, bizi amansız bir kendini geliştirme kafesine hapsederek -o belirsiz- "gelişim"in peşinde koşarak daha da zorlamaya teşvik eder ve nihayetinde kusursuz olma ihtiyacının tutsağı haline getirir.
Sayfa 223·Kitabı okudu
1000Kitap
Her "daha iyi başarısız ol" klişesinin amaçladığı şey, başarısızlığı allayıp pullayıp, sterilize edip, üstüne bir papyon taktıktan sonra üstüne "gelişim" damgasını basarak topluma sergilemektir. Bu "kalıplaşmış" lafların hiçbirinde, narin insaniyetimizi kendi haline bırakmaya ve savunmasızlığın hayatlarımıza nüfuz ederek, yeme içme kadar önemli bir beslenme biçimi olmasına izin verilmez. Neden bizden sürekli gelişmemiz ve başarmamız beklenir? Başarısızlığın neden sürekli iyileştirilmesi gerekir? Biz neden onu olduğu gibi, yani varoluşumuzun doğal bir parçası olarak bırakamayız?
Sayfa 222·Kitabı okudu
1000Kitap